DOĞA, KÜLTÜR, MISTISIZM VE HER AN TAZE NEFES!

PARMAĞINIZI DEKLANŞÖRDEN AYIRAMAYACAKSINIZ

Renk cümbüşü Nepal’e farklı bir gezi düzenliyoruz. Nepal’in kuzeyine uzanmış karlı doruklar, Hindu ve Budistlerin kutsal mekanları, yoga merkezleri, kısa süreli yürüşler, Moğol köyü, Brahmin Köyü ve kültür gezileri yer alıyor programımızda.Nepallilerin günlük hayatını, Türkiye’de yaşamış ve eğitim görmüş Nepalli tur rehberinin eşliğinde keşfedeceksiniz. Bu benzersiz turda ailenizle birlikte hem gizemli hem keyifli anlar yaşayacaksınız.
1. Gün – Nepal’in tek uluslararası havalimanı Tribhuvan Havalimanı’na varıyoruz. Tükçe bilen tur rehberi Nepalli Keshab Raj Poudel, sizi sıcak bir “NAMASTE” ile karşılıyor. Taraçalandırılmış pirinç tarlaları arasından özel aracımızla geçiyoruz. Bu arada bol bol fotoğraf da çekiyoruz. Ve Nagarkot’te otelimize yerleşiyoruz… Kısa bir istirahatin ardından gün batımını seyretmek için Negarkot Gözlem Kulesi’ne gidiyoruz. 2195 metre yükseklikten Manaslu, Rolwaling, Lamtang, jugal dağlarını gözlemliyoruz. İnanılmaz gün batımını kameralarımızla ölümsüzleştirdikten sonra, yemyeşil ormanda 1 saatlik yürüyüş yapıyoruz. Ve ardından serbest zaman…
2. Gün – Sabah erken kalkıyor ve yine Nagarkot tepesine gidiyoruz. Gün doğumu buranın olmazsa olmazıdır. Gün doğumu tepelerden tepelere yansırken bu anları yine ölümsüzleştiriyoruz. Kahvaltıdan sonra Pokhara yolundayız… Bu 6 – 7 saatlik bir yolculuk. Öğle yemeğini yolda yiyoruz. Doğa hayranları için bu aynı zamanda adeta bir cennet turu… Yemyeşil dağların göbeğine inşa edilmiş dar sokaklarda ilerliyoruz. Himalaya’dan akan nehrin kıyısından geçerken dağların tepelerine kurulmuş köyleri de gözlemliyoruz elbette. Birkaç saatin ardından Annapurna dağlarının önündeyiz. Ve saat 3 gibi de Pokhara’dayız. Fewa göl kıyısında konaklama, otele yerleşme ve serbest zaman…
 
3. Gün – Aşk şehri Pokhara’da gün, gezi ile başlar. Sabah erken kalkıp turizmin kalbi Sarangkot’e gidiyoruz. Burada karlı dağların zirvelerini, vadileri, nehirleri ve gün doğumunu izliyoruz. Bizi sabırsızlıkla bekleyen Annapurna, Fishtail, Himçuli Himalayaları da tabii…Dawalagiri Tepesi’ne çıkmak isteyen Fransız dağcı Maurice Herzog neden Annapurna tepesine çıktı’, ‘Annapurna ne demek’.. bu soruların cevaplarını Türkçe konuşan yerli rehberimizin ağzından dinliyoruz. Ardından otele dönüş, kahvaltı ve yine kültür gezisi; Dünya Barış Stupası, Devi’s Fall, Gupteşor Mağarası, Vimsen Kayası bugünkü turumuzun durak yerleri.
 4. Gün – Güzel bir kahvaltının ardından şehir dışı geziye hazırız. Himalaya’dan akan Seti Nehri kıyısından Tibetli göçmen kampına doğru ilerliyoruz. Tibet’te çay keyfi yaparken manastır hayatını da yakından incelemiş oluyoruz bu arada. Göçmen kampından çıktıktan sonra pirinç tarlaları, köyler, yemyeşil ormanlar ve Annapurna sıradağları arasında yolculuğumuz sürüyor. Yaklaşık 1 saat sonra otelimizdeyiz. Dinlenme ve öğle yemeğinin ardından Lumle Çiftliği’ne gidiyoruz. Lumle, Nepal’in en önemli çiftçilik projelerindendir…  Burada doğa ile iç içe süren yerel yaşamı tanıyacak, yerel insanların masumiyetinikeşfedeceksiniz. Akşama doğru otele dönüş…
5. Gün – Sıkı bir kahvaltıdan sonra otelden ayrılıyoruz. Yaklaşık yarım saatlik bir yürüyüşün ardından Dhampus Tepe’deyiz. Yine 2.5 saatlik bir  yürüyüş… Ve otele giriş yapıyoruz. Bu arada Moğol köyüne kısa bir gezi de yapıyoruz elbette.
6. Gün – Saat 11 gibi otelden çıkıyoruz, yaklaşık 4 saatlik bir yürüyüşe hazırız. Yeşilin her tonuna şahit olacağımız ormanın içeresinden geçip Moğol köye varıyoruz. Köylülerle birlikte yöreye özgü çaylarımızı içtikten sonra yürüyüşümüze devam ediyoruz. Saat 4 gibi tam anlamıyla doğal yaşamın hakim olduğu Eco-Köy’deyiz.
 7. Gün – Kahvaltının ardından Katmandu’ya dönmeye hazırız. Himalaya’lardan esen serin rüzgar eşliğinde bin bir yeşilin hakim olduğu ormanda 1 saatlik yürüyüş yapıyoruz. Aracımıza biniyoruz ve hedefimiz bu kez Kathmandu… Öğle yemeğini yolda yiyoruz. Otele giriş yapıyoruz ve hippilerin son noktası olan Thamel’in renkli hayatının içindeyiz. Akşam serbest zaman…
8. Gün – Güzel bir kahvaltının ardından Budistlerin kutsal mekanı Budanat’a doğru yola çıkıyoruz. Devasa Stupa, Nepal’in benzersiz anıtlarından biridir ve dünyanın en büyüğü olduğu söylenir. Tibetli göçmenlerin evi olarak bilinen Stupa ile ilgili çeşitli söylentiler bulunur. 4 yöne bakan budanın gözleri, tıklım tıklım sokaklar, sürekli dua eden Tibetliler, kameralarınızın objektiflerini mutlaka kendilerine doğru çekeceklerdir. Budanath herkesin ilgisini çeken bir huzur mekanıdır. ‘Tibetli budizm nedir?’, ‘ Manjuşri kimdir?’, ‘Stupa’nın kapısındaki ceylan neyi ifade eder?’, ‘Nirvanaya ulaşma basamakları nelerdir?’, ‘Büyük kubbe ne anlama gelir?’… Yerel rehberiniz tüm bu soruları ayrıntılarıyla yanıtlayacak… Öğle yemeğinin ardından Hinduların en kutsal mekanı Paşupatinat’a gidiyoruz. Buraya ‘ölü yakma yeri’ de denir. Kutsal Bagmati Nehri kıyısına kurulmuş yok edici ve yeniden kurucu Şiva – Pasupatinath Tapınağı; iki katlı altın çatısı ve gümüş kapılarıyla muhteşem Newari mimarisini sergiler. Bagmati Nehri kenarında ölü yakılır. ‘Şiva kimdir?’, ‘Parvati kimdir?’, ‘Hindular neden ölü yakarlar?’, ‘Sadu kime denir?’, ‘Vışnu kimdir?’… Bu soruların yanıtlarını ise Keshab Raj Poudel, Bagmati nehri kenarında verecek….
 9. Gün – Bütün gün dinleniyoruz, alışveriş yapıyoruz, dönüş hazırlıklarıyla vakit geçiriyoruz.
 10. Gün – Maalesef vedalaşma zamanı.